top of page

Adaletin Olmadığı Yerde Ekmek de Bölünmez, Vicdan da Doymaz!


Bugün tam 1351 gün oldu dostlar. Dile kolay, takvimlerin yaprakları 1351 kez koptu, ama adaleti olamayan sarayların kapıları vicdana, hukuka ve hürriyete açılmadı. Bizler dışarıda bir "adalet nöbeti" tutuyoruz ancak içeride tutulan sadece dostlarımız değil; bu ülkenin demokrasisi, şehircilik ilkeleri, hakkı, hukuku, adaleti ve en önemlisi de onuru.

Gezi davası bir hukuk garabeti olarak tarihe geçti. Bu bir yargılama değil, bu bir intikam operasyonu dostlar. Şehir plancısı, meslektaşımız, can dostumuz Tayfun Kahraman; bilimin ve şehirciliğin sesini yükselttiği için bugün MS hastalığıyla mücadele ederken dört duvar arasında tutuluyor. Kızı Vera’nın kokusuna hasret bırakılırken geri adım atmayan o dik duruşu, aslında hepimizin onuru. Halkların oylarıyla vekil seçilen canımız Can Atalay, Meclis’te olması gerekirken hala bir "tutsak" muamelesi görüyor. Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen, hukukun canına okunarak hâlâ esir tutuluyor. Çiğdem Mater ve Mine Özerden, daha güzel bir dünya düşledikleri için "suçlu" ilan edildiler. Sadece birer "tanık" olabilecekleri bir kurguda "sanık" edilip özgürlüklerinden koparıldı. Sadece onlar mı? Siyasi yasaklarla kuşatılmaya çalışılan Ekrem İmamoğlu, yıllardır haksız yere içeride tutulan Selahattin Demirtaş ve avukatlık mesleğini savunduğu için “toplumla bütünleşecek durumda değil” gibi trajikomik gerekçelerle bırakılmayan Selçuk Kozağaçlı ve daha nice dostumuz. Kısacası irademiz esaret altında dostlar.

Cezaevlerinden gelen haberler sadece hukuki değil, insani bir dramı da önümüze koyuyor. Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumu ve yetersiz beslenme koşulları malum. Biz gıda mühendislerinin uzmanlık alanına giren "sağlıklı beslenme hakkının" ihlal edildiği, hiçe sayıldığı gün gibi ortada.

Ayrıca İzmir’in ve Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde omuz omuza verdiğimiz Tunç Soyer ve Buğra Gökçe gibi isimlerin de hedef alınması, liyakate ve yerel iradeye vurulmuş bir darbe. Bu hukuksuzluk silsilesi, bu ülkenin evlatlarını birer birer rehin alıyor.

Osman Kavala’yı, Gülsüm Elvan’ın bitmeyen yasını, Berkin’in, Ali İsmail’in, Gezide kaybettiğimiz tüm canların, Madımak’ın, Reyhanlı’nın, Roboski’nin, 10 Ekim’in, 6 Şubat Depreminin, kadın cinayetlerinin ve daha bir çok hukuksuzluğun hesabını soramayan adaletin, bugün bu isimleri "tehlike" olarak görmesi trajikomik bir tiyatro dostlar. Tüm bunları unutmadık, unutmayacağız. Unutturmayacağız da...

Bir gıda mühendisi olarak tekrar tekrar söylüyorum: Bozuk gıda bedeni zehirler, bozuk adalet ise bir toplumun ruhunu çürütür. Adaletin olmadığı yerde ne ekmek bölünür ne de vicdan doyar.​Bu hukuksuzluk, bu "esir tutma" hali derhal son bulmalı. Bizler dostlarımızı, yoldaşlarımızı, vekillerimizi geri istiyoruz. Talebimiz lütuf değil, anayasal bir hak.

Dostlarımızı derhal serbest bırakın! Biz adaletin tarafındayız, 1351 gündür olduğu gibi, onlar özgür kalana kadar da burada olacağız. Dostlarımızı o karanlık duvarların arasından alana kadar inatla yazmaya, haykırmaya ve nöbet tutmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur. 23 yıldır yarattığınız Korku İmparatorluğu elbet son bulacak. Bugün 1351. gününde olduğumuz bu adalet nöbeti, sadece birkaç dostumuzun özgürlük mücadelesi değil; bu ülkenin haysiyet sınavıdır. Tayfun’un direncinde, Can’ın sarsılmaz iradesinde, Çiğdem’in, Mine’nin ve tüm siyasi tutsakların dik duruşunda hepimiz varız.

Grup Yorum’un o gür sesinde yankılandığı gibi;

“... hasret bitti bitecek düşman muradsız

 

o duvar duvarınız vız gelir bize vız...”

Biz biliyoruz ki bu karanlık, kendi yarattığı hukuksuzlukta boğulacak.

 “... Büyüyor inatçı kavgamızda büyüyor

Sarıyor halkın yüreğini ...

... Haklıyız kazanacağız!..”

Dostlarımızı o soğuk duvarların arasından çekip alana, adaleti bu toprakların her karışında hakim kılana dek susmayacağız. Sözümüz olsun; o güneşli günler geldiğinde, her şeyin hesabını tek tek hep birlikte, omuz omuza soracağız.

“Çaresi Yok Usta, Biz Kazanacağız!..”

 

Dostlukla & Dayanışmayla

 
 
 

Yorumlar


© 2025 by Turiakopurg

bottom of page